Kadinlive.com


Aile Hayatında Kadına Verilen Değer


İnsanların dünya evi değerler üzerine kurdukları aileler kısa süre sonra can sıkıcı olabilir. Ailelerde bu hale sıkça rastlıyoruz. İnsanlar saygı ve sevgilerini dünya evi değerler üzerine kurduğunda ve bu değerlerde herhangi bir değişiklik olduğunda bu hislerini hemen kaybedebilirler. Sevgi, saygı, sadakat gibi kavramlar güzellik, zenginlik, sağlık, makam ya da itibar gibi kriterlere dayandığında bu sonuç, neredeyse kaçınılmaz olur.

Eğer insan sevgisini karşısındaki insanın yalnızca güzelliğine dayandırmış ise, o insan zamanla gençliğini, sağlığını, güzelliğini kaybeder, bu nedenle sevgi, saygı ve sadakat de bununla beraber yok olur. Ayrıca zenginlik, ya da makam gibi değerler de kolayca kaybı mümkün olan özelliklerdir. Kendisine bu değerleri esas kriter olarak alan bir insan bunları kaybederse artık karşısındaki insanı sevmeye, ona saygı duymaya devam etmek için hiçbir sebep bulamaz.

Sevgiyi, saygıyı ve sadakati kalıcı eden iman, Allah korkusu ve güzel ahlaktır. Bir insanı imanı ve ahlakı için seven insan aile hayatında da karşısındakine karşı saygılı, sadık ve güzel ahlaklı olur. Ne gençliğini, sağlığını güzelliğini yitirmesi, ne de zenginlik gibi özelliklerini kaybetmesi o insanın sevgisine ve karşı tarafa verdiği değere etkileyebilir. İmanı ve Allah korkusu olduğundan asla karşı tarafı rahatsız etmez ve sıkıntıya düşürmez. Kuran ahlakına uygun olarak her zaman şefkatli, merhametli, adaletli ve hoşgörülü olur, Allah karşısında sorumlu olduğunu unutmaz. Allah Kuran’da ailede kadın ve erkeğin birbirlerine olan sorumluluklarını “… Onlar sizin, siz de onların örtüsünüz …” (Bakara Suresi, 187) ayetinde bildirmektedir. Allah bu ayette insanlara kadın ve erkeğin aile hayatında birbirlerine karşı eşit olduklarını da hatırlatmaktadır. Allah’ın ayette bildirdiği “libas” ifadesi tarafların birbiri üzerindeki koruma özelliklerini gösterir. Bu ayette ayrıca kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan özelliklerine de dikkat çekilmektedir.

Allah başka bir ayette de “Sizin için onlarla iletişim edesiniz diye, kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için ibretler vardır “(Rum Suresi, 21) ifadesi ile ailede sevgi ve merhamet kavramlarının önemine dikkat çekiyor. İman edenler ailede karşılıklı olarak birbirini Allah’ın kendilerine olan bir nimeti ve emaneti kabul eder, bundan dolayı da birbirlerine büyük değer verirler. Her türlü sıkıntı, ya da sehvlik karşısında sevgi ve merhameti esas alarak hareket ederler. Kuran’a uygun davranışın her zorluğun üstesinden geleceğini ve karşılaştıkları sorunları çözeceğini bilirler. Bu da Allah’ın ayette belirttiği gibi, evliliğin mümin kadın ve mümin kişinin rahatlığı için nimete dönüşmesine neden olur.


Allah Kuran’ın “… birbirinizle haşir-neşir …” (Nisa Suresi, 21) ayeti ile evliliğin verdiği samimiyete ve yakınlığa da dikkat etmiştir. İman edenlerin evlilikteki bu samimi ve yakınlıklarının, birbirlerini değerlendirmesinin sebebi onların ahirette de sonsuza dek süren beraberliği koşul olarak öne sürmeleri. Asıl sadakat bu düşünceyi gerektirir. Aralarında menfaate dayalı geçici sevgi olmadığından ve karşılarına ahirette sonsuza birlikte olmayı amaç koydukları için çok sadık, yakın ve samimi olurlar.

Görüldüğü gibi, Kuran ahlakı esas götürüldüğünden her iki taraf Allah’tan korkar ve dürüst oldukları için hep güzellik içinde yaşıyorlar. Bu tür sadakat, vefa, saygı, sevgi, samimiyet, hoşgörü gibi önemli ahlak özelliklerinin sonucu aile sürekli ve sabit olur. Bu özelliklerden yoksun insanların evliliği ise kısa olur.

Bu nedenle İslam ahlakında evli olmak kadın için büyük bir rahatlıktır. Sevgiyi, saygıyı, sadakat ve vefa duygularını en güzel şekilde yaşadığı beraberliktir. Karşısındaki insandan hep saygı, sevgi ve bakım görür. Tartışma, menfaat mücadelesi, üstünlük arayışı, kibir, yalan gibi kötü özelliklerinin olmaması kadının ailede Allah’ın ayette bildirdiği gibi, huzur ve rahatlık bulmasını sağlıyor.

Peygamberimiz (sav) kendi hayatı ile bu konuda tüm müminler için örnek olmuştur. Allah “Andolsun ki, Resulullah, Allah’a, ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir” (Ahzab Suresi, 21) ayetiyle buna dikkat etmiştir. Peygamberimiz (sav) birçok sözünde mümin kadınların ne kadar değerli olduklarını ifade etmiştir. Bu sözlerinden birinde “Dünya geçici bir süs. Dünya berbezeyinin en hayırlısı ise saliha kadındır “şeklinde buyurmuştur.

Bir başka hadiste ise ailede kadına gösterilmesi gereken ihtimamı ve verilmesi gereken değeri: “En olgun imana sahip mümin huyu en güzel ve ailesine karşı en nazik, lütufkar olanıdır”, – sözleri ile ifade etmiştir. Ayrıca, Peygamberimiz (sav) gösterdiği güzel ahlak bu alanda tüm Müslümanlar için güzel bir örnek olmuştur. Bir hadiste evlilikte kadınlara karşı gösterilecek güzel ahlakın önemini şöyle hatırlatmıştır:

“En hayırlınız, hanımlarına karşı en hayırlı olanınızdır. Ben hanımlarına karşı sizden en iyi olanı “.

Ayrıca Peygamberimiz (sav) veda hutbesinde: “Kadınlar size Allah’ın bir emanetidir” şeklinde buyurarak kadınlara karşı nasıl bir tutum göstermek gerektiğini bir daha vurgulamıştır.

Bütün hayatında olduğu gibi, aile hayatında da iman edenler için güzel örnek olan Peygamberimiz (sav), hanımlarına karşı daima şefkat, merhamet ve güzellikle davranmıştır. Hz. Aişe’den (ra) rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (sav) eşlerine karşı insanların en mülayimi, en güler yüzlü olanıydı.

Etiketler:





Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git