Kadinlive.com


Çocukların sosyal psikolojik gelişimi


Duygular: Duygular insanların yaşam faaliyetlerine büyük önem taşımaktadır. Onlar organizmanın yaşaması için optimal koşulların oluşturulmasına ve tüm talebin karşılanmasına yöneliktir. Buna ulaşmak olunca organizmada olumlu, aksi takdirde ise olumsuz duygular oluşur.

Araştırmalar sonucunda ki, baş beynin limbik şubesi ile korteks arasında, hem de retikulyar (retikulyar Formu – Genel beynin merkezi birimlerinin derinliğinde bulunan torabenzer sinir yapılarının bütünü. Çeşitli yönlere giden çok sayıda sinir telleri ile karakterizedir. Ana fonksiyonları sinir sisteminin genel uyanıklık durumunu tanzim etmek ve omurga beyninin reflektör faaliyetine kontrol etmekten ibarettir. Uyku, panik ve aktif dikkat durumları ile ilgilidir.)

cocuk-psikolojisi

Biçimidir ve hipotalamus (hipotalamus görme qabarlarının alt kısmında bulunmaktadır. Bu alan organizmanın vejetatif fonksiyonları ile yoğun ilgilidir. hipotalamusun hasarı veya güçlü uyarılması sırasında , organizmada bir takım vejetatif bozukluklar oluşur: yağ, su, tuz alışverişi bozuluyor, ter salgısı meydana gelir, damarlar buruşuyor, kan basıncı yükselir. Kanda adrenalin ve koradrekalinin miktarı artıyor. Olumsuz duygular, en çok da vahimede oluşur) arasında mevcut olan karşılıklı ilişkiler bu mekanizmaların oluşmasında yer alıyor.


Duyguların oluşması mekanizmalarının araştırılmasında PKAnoxinin, KVSudakovun ve baş kaldıranın çalışmaları büyük rol oynamıştır.

İnsanın yaşam etkinliğinde duyguların oluşması mevcut dinamik stereotiplerin bozulması ve yeni stereotiplerin oluşması sonucunda öne çıkan zorluklardan kaynaklanmaktadır. Duygu herhangi bir hissin doğrudan bağlanmasını akımı.

Bazen duygular kendi etki gücüne göre değişir. Böyle duygular Sten duygular denir. Onlar insanı harekete, konuşmak tahrik ediyor, ona güç veriyor. Sevincinden insan “dağı-dağ üstüne koymaya” hazır olur.

Sten duygular organizmanın tonusunun ve yeteneğinin etkinliğini artırır. Başka durumlarda ise duygular pasifliği ve faaliyetsizliği ile karakterize, insanı zayıflatır. Bazen kuvvetli bir hissi geçiren kişi kendi alemine kapılıyor, toplumdan uzaklaşır. Bunlar astenik duygular.

cocuk-psikolojisi-anne-baba

İcra edilen eylemlerin motifi gibi duygular bazen etkinliği düzenliyor, bazen de dönerler. Duygusal zayıflık halinde insan etkinliği kendi meksed yönlülüğünü kaybediyor, tefekkür ve fantezi zorunlu stimulundan mahrum olur.

Fakat ebeveynler belirttiğimiz bu âleme bilip bilmeden müdahale edince sonu hiç de sevindirici olmayan durumlar oluşur. Çocuk psikolojik olan herhangi bir cüzi travma gelecek nesilde, ya da gelecekte kurulacak aile hayatında yer alan olur. Olumsuz duygular dizisi belirli bir süre tekrar ediliyorsa, stres tepkileri ortaya çıkar.

Stres: Zor şartlar altında çeşitli aşırı etkilere cevap olarak oluşmuş herhangi bir faaliyetin yoğun psikolojik hali stres denir. Stres fizyolojik yönden organizmanın faaliyetinin iç ortamının istikrarının bozulmasıdır. Stresin ilk mekanizmalarını Kanada fizyoloğu Hans Selye öğrenmiştir. O belli etmiştir ki, vücuda olumsuz tahriş etki ettiğinde, çarpıntı, adrenalinin miktarının çoğalması vb. bu gibi cevap tepkileri gözlenir. Bu tepkiler toplamını H.Selye stres adlandırmıştır. Stres İngilizce “gerginlik” demektir. Böylece, stres sinir geriliminin.

Kıcıkların türünden ve düzeyine bağlı olarak iki tür stres türünü belirtebiliriz: yıkıcı ve yapıcı stres. Bunların her ikisinin fizyolojik mekanizması aynı, sonuçları ise çeşitlidir. Yıkıcı stres yıkıcılık niteliği taşıyor. Yani insanın morali değişiyor, kendini kontrol kayboluyor, onun bilinçli şekilde ele alma yeteneği zayıflıyor.

cocuklarda-stres

Yapıcı stres de ise organizma kendini seferber ediyor, yeni enerji kaynağı bularak “kurtulmak” olur, insan kendini sık ele alabiliyor. Reaksiyon, içeriğine göre, duygu ve düşünceleri davranış hisleri olarak dağıtılmaktadır.

Koknitiv tepkiler şahsın şüpheli olduğu olguların araştırılmasına sebep ve müsebbibi aramakla olayların gidişini kurmaya tahmin vermeye odaklanmıştır. Koknitiv tepkiler astenik karakterli entelektüel kişilerde hakimdir.

Affektiv tepkiler duygusal olarak olayı referans durumudur. Umutsuzluk, korku, öfke, nefret bu tepkilere aittir.

Davranışlı tepki ise fiziksel mücadele ve vazgeçilmez ile karakterizedir. Bir kişinin davranışı stres seciyesi taşıyan yerde kuvvetli bir sinir sistemine sahip olan diğer kişide hiçbir gerginlik belirtisi müşahede edilmemektedir. Stres koşullarında davranışın bozulmasının önleyen en önemli faktör sorumluluk hissidir.

Olgulara başvuralım: Otuz yaşındaki kadın ağır isteriyadan muzdarip. Öyle ki, güçlü stres sırasında konuşmasında kırıklık, sarsıntılı hareketler, hatta kekeleme hissedilir. Artık ani heyecandan ve iç savaş var iken o kramp, bulantı, kusma, karın bölgesinde ağrılar başlıyor. Bu ise onu sık sık doktora başvurmaya zorluyor. Bu kadınla konuşmadan anlaşılmaktadır ki, küçükken evin en sevgili evladı olup, eğer isteği yerine getirilmediyse, yere yıkılıp ayaklarını tabana vurur ve ağlamaya başlarmış. Anneanne, dede, anne ise ona hemen istediğini verirler.

Yalnız ve ailesinde şarkı söyleyen, şiir diyen 10 yaşındaki erkek (hatta Keman çala bilir) okulda, arkadaşları, akraba-kardeş yanında kendini kaybeder, sık sık hatalara yol sağlar. Belli oluyor ki, o, çocuklukta anne tarafından daima “Adam arasına çıkamıyorsun! Çekingen, kız gibisin. Hiç böyle de erkek çocuğu olur mu? Bir de hata yaparsan, gör sana ne yapacağım “gibi sözlere maruz kalmıştır. Oysa, anne bilmeli idiler ki, bu sözlerle çocuğu güçlü stres durumuna düşürüyorlar. Bu zaman ise organizmada metabolizma bozulur, çocuğun rengi avazır, elleri titriyor, kalp çarpıntısı artıyor. Bu durum sürekli devam ettiği sürece çocuğun hareketlerinde düzensizlik, konuşmasında kekeleme halleri görülmektedir.

Böyle örnekler çok gösterilebilir. Bu nedenle ister büyük anne, baba, isterse de baba, anne, ya da çocuğa terbiye veren diğer kişiler bilmelidirler ki, her çocuk çiçekler gibi renkli ve eşsiz. Eğer onlara zamanında bakım kalırsa, elbette ki, solar, kendi taravetini kaybederler.

Bebekler bizim geleceğimizdir. Onların gelecekte iyi veya kötü olmaları ise bizim kendimizden bağlıdır.

Etiketler:





Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git