Kadinlive.com

Annelik Duygusu Ne Zaman Başlıyor?


Annelik Duygusu Ne Zaman Başlıyor?

Jinekolog doktoru olan Dr. Herman İşçi’nin anlatımları ile annelik duygusu hissiyatının ne zaman başladığı sorusuna cevap arayalım. Annelik duygusunun çok ulvi bir duygu olduğu hepimizin malumudur. Bu kapsamda bu duygunun ne zaman ortaya çıktığı da merak edilen konular arasında bulunmaktadır. Bu konuda açıklamalarda bulunan İşçi’ye göre bu duygu hamile kaldıktan veya anne olduktan sonra değil çok daha önceden başlamaktadır. İşçi’ye göre annelik duygusu çocuk denecek yaşlardan itibaren başlamaktadır. Nitekim küçük yaştaki kız çocuklarının oyuncak bebekler ile daha çok oynaması bunun bir göstergesidir.

Cazibeli Erkek mi Yoksa Aile Babası mı?

Evlilik için bayanların koca arayışları kişiden kişiye ve özellikle de yaşlara göre değişiklik göstermektedir. Zira genç yaştaki bayanlar daha çok fiziksel görünüşü iyi olan cazibeli erkekleri tercih ederken olgunlaşmış bayanların talepleri daha çok uzun süre birlikte olacak ve çocuklarının babası olacak bir erkek yönünde olmaktadır. Böyle bir erkek buldukları takdirde evlenmeyi ve anne olmayı düşünmeye başlamaktadır bayanlar. Yani buradan hareketle kadının evlenme isteğinin arkasında yatan ana sebep annelik hissiyatıdır diyebiliriz.

Çocuk sahibi olmak ve bunun sonucunda anne olmak tamamen kadının elindedir. Erkekler bu görüşe katılmıyor olsa da çocuk sahibi olmak kadınların elinde olan bir imkandır. Öyle ki kadınlar eğer gebe kalmak istemezler ise bu durumda erkekler istese de çocuk sahibi olmaları zordur. Bu durumun tam tersi de mümkündür. Eğer çeşitli sebeplerden dolayı gebe kalınamıyorsa ve kadın da çocuk sahibi olmak istiyorsa bu durumda kocasından habersiz tedavi olmaya gidebilir.

Hamile Kalma

Kadınlar hamile kalmak istediklerinde erkekler bu isteğin önüne geçmekte zorlanabilirler. Bu duruma yukarıda değinmiştik. Ancak kadınların ekstrem bir özelliği daha bulunmaktadır ki bu da kendilerinin hamile kalabileceği zamanları tahmin edebilmeleridir. Bu nasıl olur diyorsanız bu durum kadının vücudunu gözlemlemesiyle olur. Öyle ki genital bölgede ıslaklığın artmasıyla ve içgüdüsel isteklerin artmasıyla kadın hamile kalabileceği zamanı kestirebilir. Eğer bu süreçler değerlendirilirse her sağlıklı çiftin ilişkisinden sonra 6 ay içerisinde kadının hamile kalması ihtimali %85’tir.


Hamile kalıp anne olduktan sonra ise erkeğin dönemi biterken çocuğun dönemi başlamaktadır. Bu durumda artık erkek bir figürana dönüşmüştür. Ancak gebelik döneminde kadının yaşadığı bazı sıkıntılar onların da kendi annelerini hatırlamalarına ve onlara saygı duymalarına neden olmaktadır. Artık gelişen teknoloji ile birlikte bebeğin daha erken dönemlerde görülmesi sağlanabilmekte ve annenin annelik duygusunu daha erken dönemlerde yaşanabilmesini sağlamaktadır. Böylelikle annenin hamilelik sürecindeki sıkıntılara katlanması kolaylaşacaktır.

Bebeğin Kalp Atışı

Anne adayının ultrason cihazına girmesi sonucu bebeğin kalp atışlarının duyulması hem anne hem de baba adayını ancak daha çok anne adayını duygulandırmaktadır. Zira anne adayının çektiği tüm zorluklar ve sıkıntılar bebeğini görmesiyle birlikte artık sonlanmaktadır. Ancak babalar da zaman zaman duygulanmakta ve gözleri dolmaktadır. Ancak bu durum çok nadiren yaşandığı için pek de dikkatleri çekmemektedir.

Kalp atışlarının duyulması artık düşük ihtimalinin az olduğunu gösterir. Bu durum doktor tarafından dillendirildiğinde ise kadının gönlüne su serpilir ve rahatlar.

Yoğun Annelik Duygusu

Gebeliğin 3. ayına erişildiğinde artık bebeğin seçilebilmesi mümkün olmaktadır ve bu anne adaylarını daha da heyecanlandırmakta ve sabırsızlaştırmaktadır. Artık bir sonraki kontrole gelmek için günleri saymaya başlar ve bu arada da hayaller kurmaya devam eder. Ancak bu durumun babada görüldüğünü söylemek çok zordur. Zira anne her zaman karnındaki bebeği ile beraberken baba içinde bulunduğu durum hasebiyle bu duyguları yaşaması oldukça zordur.

Bebeğin Cinsiyetinin Belli Olması

Hamilelik döneminin dönüm noktalarından birisi de cinsiyetin belli olmasıdır. Zira artık muhabbetler belirli bir cinsiyetteki çocuğa göre olacak ve bu doğrultuda oda ve kıyafet gibi birtakım hazırlıklara başlanacaktır. Ayrıca anne baba arasında çocuk ile yapılacak aktivitelerin muhabbetleri de sıkça yapılacaktır.

İşte bu kapsamda 4. aya gelindiğinde bebeğin cinsiyetinin belli olması ihtimali bulunmaktadır. Genelleme yapmak elbette ki doğru değildir ancak bebeğin erkek olmasının öğrenilmesi durumunda odada sevinç gösterileri yaşanabilmekte, kız olduğunun öğrenilmesi durumunda da kadının gizli bir sevinç yaşadığı hissedilebilmektedir. Bu duygunun oluşmasında genel de kadınların kendilerine yardımcı arama ihtiyaçları yatmaktadır.

Bebeğin Hareketlenmesi

Beşinci aya gelindiğinde artık bebek yavaştan hareketlenmeye başlar ve bu durum anne adayının doğuma doğru yaklaşırken böyle bir hareketliliği yaşaması daha da heyecanlanmasına vesile olacaktır. Böylelikle artık bebek tarafından da sinyal verilmekte ve artık bebek varlığını somut olarak hissettirmektedir.

Herkesin malumu olduğu gibi yeni doğan bebek oldukça aciz olmaktadır. Ancak bunu hamilelik sürecinde annelere sorduğunuz takdirde çok farklı bir cevapla karşılaşabilirsiniz. Zira zaman zaman bebeklerin hareketleri ve tekmeleri annenin güçten kuvvetten düşmesine neden olmaktadır. İşte bu durum çok hayret vericidir.

Ancak annelik içgüdüsü tüm bu sıkıntıların üzerinden gelmeyi gerekli kılmaktadır. Nitekim yaşanan örnekler de bunu açıkça göstermektedir. Tekme sancılarına katlanmayı bırakın bunun yanında sigara veya alkol gibi bağımlılıkları olan annelerin sırf çocukları için bu bağımlılıktan kurtuldukları da gözlemlenen olaylar arasındadır.

Doğum Anı

Annelik duygusu hamile kalma anından doğum anına kadar sürekli olarak artmaktadır. Bu artışta zirve doğum anında yaşanmaktadır. Zira çok zor bir ameliyat sonrası hayata gözlerini açan bebek anneyi gözyaşlarına boğmaktadır. Öyle ki bu zamana kadar yapılan hormonlar hakkındaki incelemeler bu anda yaşanan duygusal süreci açıklamakta yetersiz kalmaktadırlar.

Doğum anı yaklaştıkça sancılar da sürekli bir şekilde artmaktadır. Annede yaşanan birtakım değişimler doğum sancılarının belirtisi olarak adlandırılabilir. Öyle ki sümüksü bir kanama, vajinal ıslanma gibi belirtiler doğuma yaklaşıldığını göstermektedir. Bu süreçte anne hem sancıların hem de çocuğunu koruma içgüdüsüyle biraz gerginleşebilir. Bu durum kadının eşi, ailesi veya çevresindekilere de yansıyabilir ve zaman zaman gergin anlar yaşanabilir.

Doğum anının gerçekleşmesi kadınlarda gerginliğe neden olabilmektedir. Hatta bu süre içerisinde doktor, hemşire ve ebelerin kalbini kırma olayları da yaşanabilir. Ancak doğum gerçekleşip, bebeğin ağlamasıyla birlikte tüm bunlar unutulur ve bu gergin anların yerini annenin mutluluk gözyaşları alır. Göbek kordonunun kesilmesi ile birlikte anne bebekten ayrılmış gibi gözükse de aslında daha büyük bir manevi bağlılık başlayacaktır. Öyle ki çocuk kaç yaşına gelse de annenin gözünde hala ilk günkü gibi merhamete ve ilgiye muhtaç olarak gözükmektedir.

Lohusalık Dönemi

Doğumun gerçekleşmesinin ardından lohusalık dönemi anne için biraz sıkıntılı olabilir. Zira doğumun sıkıntıları henüz annenin üzerinden gitmemiştir. Ancak artık bebeğin canlı ve kanlı bir şekilde evde olması yine tüm bu sıkıntıları unutturacak cinsten olmaktadır. Öyle ki anne, annelik duygusunun sayesinde bebeği için tüm fedakarlıklara katlanır. Uykularından kısar, kendine zaman ayırmaz ve tüm her şeyi bebeği odaklı düşünmeye başlar.

İşte tüm bu süreçlerin birlikte düşünülmesi ile birlikte annemizin kıymetini bilmek için birçok nedenin varlığını söyleyebiliriz. Bu sebeple annemiz hayatta ise onlara gerekli özen ve şefkati göstermemiz gereklidir. Zira onların hakkını ödemek mümkün değildir.

Etiketler:





Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git